BU DA BENİM DUAM
YAZI BÖLÜMÜM
Buda benim duam:
Allahım:
Bana; değiştiremeyeceğim şeyleri kabüllenecek metanet,
değiştirebileceğim şeyleri değiştirecek cesaret,
ikisinin farkını bilecek kadar "HİKMET" ver.
Amin.
YAZI BÖLÜMÜM
Buda benim duam:
Allahım:
Bana; değiştiremeyeceğim şeyleri kabüllenecek metanet,
değiştirebileceğim şeyleri değiştirecek cesaret,
ikisinin farkını bilecek kadar "HİKMET" ver.
Amin.
|
|
1
BABAM BANA DER Kİ: YAVRUCUM!
İnsan ya zamanın gerisindedir, ya zamanla beraberdir, ya da zamanın önündedir.
Eğer fıtratına uygun yaşamıyorsa;zamanın gerisindedir.
Fıtratına uygun yaşıyorsa zamanla beraberdir.
Fıtratına uygun yaşayıp,tefekkür ediyor,önceki gününden ileri yaşantısına bir şeyler ekliyor,üretiyor, başkalarına ışık tutacak bir şeyler yapıyorsa zamanın önündedir.
Böyle olalım.
2
Canım Evladım!
Öncelikle kendini yönetmelisin;Vücut uzuvların seni yönetmemeli.
Eğer sen vücüt uzuvlarını yönetiyorsan,ancak hedefine ulaşabilirsin. Düşün, gözlerin ayrı havada, kulakların ayrı havada, beynin ayrı havada nerede yönetim? Bakarsın, göremezsin. Dinlersin, işitmezsin. Beynin düşünemez, ancak hayal kurar. Oysa; sen kendini yönetirsen, beynin vücudunu kontrol altında tutar.Beynin vücut uzuvlarından gelen mesajları algılar ve unutmamak üzere kaydeder.
Örneğin sınıfta ders dinliyorsun, kulağın hocada ama anlattığını duymadığın için beyne mesaj gitmiyor, gözlerin tahtada ama, görmüyorsun;beyne mesaj gitmiyor.Boş kalan beyin de hayallere dalıyor, tembelleşiyor. Oysa kendini yönetseydin, gözlerin görür, kulakların işitirdi.
.......
DEVAM EDECEK.
| ******> |

![]()
Bismillahirrahmanirrahim
"Ey insanlar!
"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.
"Insanlar!
"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil
mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden
korunmustur.
"Ashabim!
"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski
sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,
bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis
olur.
"Ashabim!
"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah
böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin
anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.
"Ashabim!"
"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen
kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin
Rabia'nin kan
davasidir."Ey insanlar!
"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun
disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da
sakininiz.
"Ey insanlar!
"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in
emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde
hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic
kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger
gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz
burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki
haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
"Ey mü'minler!
"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi
Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.
"Mü'minler!
"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar
kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse
o baskadir.
"Ey insanlar!
"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet
etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.
Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,
meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet
ve sehadetlerini kabul eder.
"Ey insanlar!
"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap
olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin
da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda
en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.
"Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu
dinleyiniz ve itaat ediniz.
"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine
suclanamaz.
"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:
"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri
zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.
"Insanlar!
"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"
Saheb-i Kiram birden söyle dediler:
"Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye
sehadet ederiz!"
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:
"Sahid ol, yâ Rab!
Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"
| ŞEYH EDEBALI’NIN OSMAN BEYE NASİHATI |
| Oğul; İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler! Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. İki paralık güneş aldanıp sonrada karda ayazda kavrulup gitme. Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin! Ama; Bunları nerede nasıl kullanacağını bilmezsen, Sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfke ve benliğin bir olup aklını yener! Daima sabırlı sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönme! Çıktığın yolu taşıyacağın yükü iyi bil! Her işin gereğini vaktinde yap! Açık sözlü ol her sözü üstün alma! Gördün söyleme, bildin bilme! Sözünü unutma! Sözü söz olsun diye söyleme! Ananı, atanı say, bereket büyüklerle bearberdir. Sevdiğin yere sık gidip gelme kalkar muhabbetin itibar olmaz. Üç kişiye acı; Cahiller arasında alime, Zenginken fakir düşene; Hatırlı iken itibarını kaybedene! Unutma ki; yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Düşmanını çoğaltma; düşmanlığın başını da sonunuda sen belirle. Haklı olduğun da kavgadan korkma! Bilesin ki; Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler. Kavgayı, Öfkeyi, Nefreti, Dostluk ve Sevgiyi Yazmak “Kavgayı ağacın yaprağına yaz, son bahar gelsin yapraklar kurusun diye… Öfkeyi, bir bulutun üstüne yaz Yağmur yağsın bulut yok olsun diye… Nefreti, Karların üstüne yaz, Güneş açsın karlar erisin diye… ve dostluk ve sevgiyi, yeni doğmuş bebekleri yüreğine yaz… Onlar büyüsün, dünyayı sorun diye…” “Kavgayı eski bir kağıda yaz, Çöp sanılı atılsın diye… Öfkeyi bir mendile yaz, Kullanılıp atılsın diye… Nefreti sahildeki kuma yaz, Deniz dalgaları büyüyerek yok etsin diye… Ve DOSTLUK ve SEVGİYİ bir tohuma yaz, Büyüyüp dünyayı sarsın diye…” “Kavgayı, kömürün üstüne yaz, Kavga kömürle yanıp yok olsun diye… Öfkeyi gecenin karanlığına yaz, Gün ışığınca öfke yok olsun diye… Ve dostluk ve sevgi Çınar fidanına yaz, Asırlar boyu canlı ve güzel kalsın diye……. |
İnasnoğlunun en harikulade şaheseri, doğru yaşamaktır. Başka şeylerin hepsi önemsiz destekler ve uzantılardır.
Çoğumuz hayatımızı sanki dünya kadar zamanımız varmış gibi aslını bir kenara itip, destekler ve uzantıları yaşıyoruz.